Anadolu Medeniyetleri Müzesi
Photo: Dosseman · CC BY-SA 4.0 · Wikimedia Commons

Anadolu Medeniyetleri Müzesi

Gözcü Sokak 2, Kale Mahallesi, Ankara Müze

Genel Bakış

Anadolu Medeniyetleri Müzesi, Ankara'nın Altındağ ilçesinde yer alan ve tarih ve arkeoloji sanatları ile ilgili bir koleksiyonu sunan bir müze olarak bilinir. Bu müzenin temel amacı, Anadolu'da yaşamış uygarlıkların eserlerini kronolojik olarak sergilemek ve bu eserleri gelecek nesiller için korumaktır.

Müzede, Hitit Uygarlığı'na ait birçok önemli eşya bulunur. Ancak, müze sadece Hitit sanatlarını değil, aynı zamanda Anadolu'nun diğer uygarlıklarının da eserlerini de sergiler. Bu sayede, müzenin koleksiyonu zenginleşmiş ve çeşitli dönemlerden gelen eserlere ev sahipliği yapmıştır.

Müze binaları, Osmanlı döneminde inşa edilmiş olan Mahmud Paşa Bedesteni ve Kurşunlu Han'dan oluşur. Bu iki yapı, Millî Eğitim Bakanlığı'nın restorasyon çalışmaları sonucunda müze hâline getirilmiştir. Restorasyon çalışmalarının ardından, müze aynı zamanda bir "hafıza deposu" olarak da görev yapmaktadır.

Müzenin koleksiyonu, Hitit Uygarlığı'ndan başlayarak Anadolu'da yaşamış diğer uygarlıkların eserlerini kapsayan geniş bir aralığa sahiptir. Bu sayede, müze sadece tarih ve sanat fikrinin bir yeridir, aynı zamanda Anadolu'nun kültürel mirasının korunması için de önemli bir rol oynamaktadır.

Tarihçe

Ankara'daki ilk müze, Kültür Müdürü Mübarek Galip Bey tarafından 1921 yılında kalenin Akkale adı verilen burcunda açılır. Atatürk'ün önerileri doğrultusunda merkezde bir "Eti Müzesi" oluşturma düşüncesinden yola çıkılarak, diğer bölgelerden Hitit eserlerinin Ankara'ya gönderilmeye başlamasıyla beraber daha geniş bir müze yapısına ihtiyaç duyulmuştur. Mustafa Kemal Atatürk'ün isteği üzerine Ankara'da bir Hitit müzesi kurulmasına yönelik ilk girişim; 1921 yılında, dönemin Hars Müdürü Mübarek Galip Bey ve Maarif Vekili Hamdullah Suphi Tanrıöver tarafından başlatıldı. O döneme kadar Augustus Tapınağı ve Roma Hamamı gibi arkeolojik alanlarda çeşitli kalıntılar ele geçirilip depolandıysa da mevcut tarihî eserlerin ilk defa kapsamlı ve düzenli bir şekilde korunması, 1 Ekim 1921 tarihinde Akkale'de açılan "Eti Müzesi" veya diğer adıyla "Asar-ı Atika Müzesi" sayesinde oldu. Böylelikle, ileride Anadolu Medeniyetleri Müzesi adını alacak ve dünyanın en kapsamlı Anadolu uygarlıkları müzesine dönüşecek olan bir kurumun temelleri atılmış oldu.

Fakat bu müze öylesine küçük bir alanda kurulmuştu ki, kısa bir süre sonra envanterdeki eserlerin muhafaza edilebileceği daha geniş bir alana olan gereksinim arttı. Bir dönem bu müzenin müdürlüğünü üstlenen Remzi Oğuz Arık'a göreyse; Ankara Kalesi'ndeki bu müze, bir müze olmaktan çok düzene konmuş bir depo görünümündeydi. Ayrıca; müzenin koleksiyonu o yıllarda halka değil, sadece tarih alanında çalışmalar yürüten bilim insanlarına açıktı. Bu kısıtlı koşullar altında müzenin daha fazla idare edilemeyeceğine kanaat getiren dönemin Hars Müdürü Hamit Zübeyir Koşay; 1936 yılında Ankara Kalesi'nin güneydoğusunda ve metruk bir hâlde bulunan Mahmut Paşa Bedesteni ile Kurşunlu Han'ın onarılarak müzenin yeni binası olarak kullanılmasını teklif etti. Bu binalar, Sadrazam Mahmud Paşa tarafından inşa edilen Mahmut Paşa Bedesteni ve Sadrazam Rum Mehmed Paşa tarafından yaptırılan Kurşunlu Han'dır. Bu yapıların müzeye dönüştürme fikrinin kabul görmesi üzerine Maarif Vekili Saffet Arıkan devreye girerek bu yapıların bakanlık bünyesine geçirilmesini sağladı ve böylece 1938 yılında başlayıp 1968'e kadar devam eden uzun bir restorasyon çalışmasına başlandı.

Müzenin ilk bölümünün ziyarete açışması ise 1940'ta gerçekleşti. Bu dönemde, henüz yenileme çalışmaları devam etmesine rağmen, bedestene ait bir bölümün onarımı hızlıca tamamlanarak Akkale'deki eserler Alman Hititolog Hans Gustav Güterbock'un başkanlığında bir heyet tarafından buraya taşındı. 1943 senesinde ise müze'nin ilk bölümü tamamen ziyarete açıldı. O sıralarda Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi'nde öğretim üyesi olarak görev yapan Güterbock ayrıca Alacahöyük, Kargamış, Sakçagözü, Malatya ve Cerablus'tan çıkartılan eserlerin de

Koleksiyon

Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nde, ilk dönemlerde sadece Hitit arkeolojik kalıntıları bulunuyordu. Ancak, Maarif Vekâleti ve Hars Müdürlüğü'nün Anadolu'daki valiliklere sahip oldukları eserleri Ankara'ya sevk etmelerini isteyen tebligatlar gönderildiği zaman koleksiyon hızla genişledi ve farklı uygarlıkların kalıntıları da eklenmeye başladı. Müzenin koleksiyonunda, 1926-1932 yılları arasında Yozgat'taki Alişar Höyüğü'nde yapılan kazılarda bulunan Von der Osten'in arkeolojik keşifleri yer alıyor. Ayrıca, 1931-1939 yılları arasında Çorum'da Boğazköy kazılarında ortaya çıkan eserler de koleksiyonda bulunuyor. Bu eserlerin yanı sıra, Maarif Vekilliği'nin 1932-1934 yılları arasında Ahlatlıbel, Karalar ve Göllü Dağ'da yaptığı kazılarda bulunan kalıntılar da müzenin koleksiyonuna katıldı. Türk Tarih Kurumu'nun 1935-1942 yılları arasında Alacahöyük, Pazarlı Höyüğü, Çankırıkapı, Ankara Kalesi, Etiyokuşu Höyüğü, Karaoğlan Höyüğü, Hacılar Höyük, Bitik Höyük, Alâeddin Tepesi, Hacı Bayram Camii ve Demirci Höyük gibi yerlerdeki kazılardan elde edilen buluntular da müzenin koleksiyonunu zenginleştiriyor.

Kaynak: Wikipedia

Yorumlar

No reviews yet. Be the first!

Yorum yazın