Antakya
Photo: Cristiano64 · CC BY-SA 3.0 · Wikimedia Commons

Antakya

Demir Kapı (Bab-ı Hadid), Küçükdalyan Mahallesi, Hatay Arkeolojik alan

Genel Bakış

Antakya, Türkiye'nin Hatay ilinde yer alan ve antik çağlarda önemli bir merkez olan bir şehirdir. Büyük İskender'in generallerinden I. Seleukos tarafından kurulan Antakya, Baharat Yolu, İpek Yolu ve Kral Yolu'nun yakınında bulunması sayesinde ekonomik olarak gelişmiştir. Şehrin tarihi boyunca Roma İmparatorluğu topraklarında önemli bir rol oynamış ve "Hristiyanlığın Beşiği" olarak da bilinmektedir. Erken Hristiyanlık dönemlerinde Antakya, Yahudilik'ten Hristiyanlığa geçiş yapan kişilere ev sahipliği yapmıştır. Şehrin tarihi boyunca yaşanan savaşlar ve doğal afetler nedeniyle önemini kaybetmiş olsa da günümüzde de önemli bir turistik merkez olarak yer almaktadır. Antakya, antik çağlardan beri Türkiye'nin tarihinde ve kültürel mirasında büyük bir yere sahiptir.

Tarihçe

Antakya'nın tarihine bakıldığında, bölgenin çok eski bir yerleşim merkezi olduğu görülür. Meroe adı verilen yerde, Herodot'un "Pers Artemis'i" olarak tanımladığı ve Semitik tanrılara ait bir tapınağın bulunduğu bir yerleşim bulunuyordu. Bu tapınak Antakya'nın Doğu mahallesinde yer alıyordu.

Silpius Dağı (Habib-i Neccar Dağı)'nın eteklerinde, Io veya Iopolis adında küçük bir yerleşim yeri vardı. İo, Attik İyonyalılarla ilişkilendirmek isteyen Antakyalıların kullandığı isimdi ve bu nedenle küçük bir tüccar Yunan kolonisi olarak kabul edilmektedir.

İoannis Malalas, ova içinde Asi Nehri kenarında Bottia adlı ilkel bir yerleşimin de bulunduğunu belirtmiştir. Ancak, bu bilgi kaynakça tarafından doğrulanmamıştır ve gerçeklik payı düşük olarak değerlendirilmektedir.

Libanios'un yazılarında Büyük İskender'in Antakya mevkiinde kamp kurduğu ve Zeus'a bir sunak yaptırdığı belirtildiğine göre, bu olay sadece Libanios'un yazılarında geçmektedir. Bu nedenle, gerçek olup olmadığından emin olmak mümkün değildir.

MÖ 323 yılında Büyük İskender'in ölümünden sonra, generaller topraklarını paylaştılar ve I. Seleukos MÖ 301 yılında İpsos Savaşı'ndan sonra Suriye'nin hakimiyetini elde etti. O zaman Antiochus'un şerefine kurduğu Antakya'yı kurdurdu.

I. Seleukos, Antakya'nın kurulacağı yeri dinî bir törenle seçti. Zeus'un hayvanı olarak kabul edilen kartala bir parça kurban eti vererek şehir inşa edilmesi için o adanın taşındığı yere karar verdi. Bu törene Kadim Makedon Takviminin Artemisos ayının 22'ünde (MÖ Mayıs 300) gerçekleşti.

Helenistik Çağ'da, Antakya'nın ilk binası ve yerleşim planı İskenderiye'nin ızgara planına benzetilmiş şekilde Xénarius tarafından yapılmıştır. Şehrin kalesi Habib-i Neccar Dağı'na yükselmiş ve şehir genelinde dağın kuzeyinde, nehrin saçaklandığı yerde yamuk olarak yerleşmişti.

Antiochus I tarafından Antakya'nın doğusuna ikinci bir mahalle kuruldu. Bu yeni mahalle kendine ait surları vardı ve Strabon'a göre Yunan şehrinin özünde yerel kültürü de yansıtmaktaydı.

II. Seleukos Kallinikos, Asi Nehri'nin içinde Antakya'nın kuzeyinde büyük bir ada üzerinde üçüncü bir "şehir" kurmaya başladı. Bu şehir III. Antiochos tarafından tamamlandı ve IV. Antiokhos Epiphanēs tarafından MÖ 175-164 yılları arasında dördüncü ve son mahalle eklendi.

Antakya, bu beş mahalleyi bir araya getiren Tetrapolis olarak bilinmeye başladı. Şehrin çapı batıdan doğuya 6 kilometre kuzeyden güneye bundan biraz daha az uzunluktaydı ve içinde birçok büyük bahçe bulunmaktaydı.

Yeni şehir Atinalılar, Makedonyalılar ve Yahudiler (Kuruluştan itibaren tüm hakları verilmiş olan)'in karışımından oluşuyordu. Antakya'nın kuruluştaki özgür nüfusu 17.000 ile 25.000 arasında

Kaynak: Wikipedia

Yorumlar

No reviews yet. Be the first!

Yorum yazın