Dolmabahçe Sarayı
Photo: Diego Delso · CC BY-SA 4.0 · Wikimedia Commons

Dolmabahçe Sarayı

Dolmabahçe Caddesi, Vişnezade Mahallesi, İstanbul Saray

Genel Bakış

Dolmabahçe Sarayı, İstanbul'un Beşiktaş ilçesinde bulunan ve Kabataş'tan Beşiktaş'a uzanan Dolmabahçe Caddesi'ni Boğaz'ın sol kıyısında çevreleyen 250.000 m² alan üzerinde inşa edilmiş bir Osmanlı sarayıdır. Marmara Denizi'nden Boğaziçi'ne deniz yoluyla girişte, Üsküdar ve Kuzguncuk'un karşısında yer alır. Sarayı Sultan Abdülmecid'in emriyle 1843 yılında başlamış ve 1856'da tamamlanmıştır. Günümüzde sarayın orijinal yapıları ve mobilyaları sergilendiği bir müze olarak hizmet vermektedir.

Tarihi

Dolmabahçe Sarayı'nın tarihi, Osmanlı İmparatorluğu'nun Boğaziçi'ndeki varlığını ve Batı etkisini yansıtan bir öyküdür. 17. yüzyılın başlarında, bu bölgede kaptan-ı derya'nın gemileri demirlediği büyük bir koy vardı. Zamanla bataklık haline gelen bu koy, padişahların dinlenme ve eğlenceleri için "hasbahçe" olarak yeniden yapıldı. Bu dönemde, Türk mimarisinde Batı etkisi artmaya başladı ve "Türk Rokokosu" adını alan bir tarz ortaya çıktı.

III. Selim döneminden itibaren, Boğaziçi'nde Batı tarzında yapılar inşa edilmeye başlandı. Mimar Antoine Ignace Melling'in eseri olan Beşiktaş Sarayı'nın kasırı bu dönemde yapıldı ve daha sonra II. Mahmut tarafından genişletildi. Sultan Abdülmecid, babası gibi modern fikirlere sahip bir idareciydi ve Batı müziği ve yaşam tarzını seviyordu. Dolmabahçe Sarayı'nın inşaatı 1843-1855 yılları arasında Ermeni mimarlar Garabet Amira Balyan ve oğlu Nigoğos Balyan tarafından gerçekleştirilmiştir.

Saray, 600 metre uzunluğunda bir cephele Avrupa kıyısında yer alır. Eklektik bir üslup içinde, Batı mimarisinin karışımıyla inşa edilmiş ve 1855 yılında tamamlandı. Açılış töreni Paris Antlaşması imzasından sonra gerçekleşti. Sarayın maliyeti üç milyon kese altın tuttu ve bu da Mâliye Hazinesi'nin zor duruma düşmesine yol açtı.

Dolmabahçe Sarayı, Osmanlı İmparatorluğu'nun en önemli mimari eserlerinden biridir. Batı etkisinin ve modernleşme çabalarının bir göstergesidir. Günümüzde de turistler için önemli bir ziyaret merkezi olarak hizmet vermektedir. Sarayın tarihini anlamak, Osmanlı İmparatorluğu'nun en parlak dönemlerinden birinin izlenmesiyle aynı demektir.

Mimari biçimi

Dolmabahçe Sarayı'nın mimari biçimi, Avrupa saraylarının anıtsal boyutuna özen göstererek yapılmıştır ancak belirli bir tarzla sınıflandırılabilir değildir. Planında büyük bir orta yapı ve iki kanat bulunur ve geçmişte işlevsel olarak kullanılan mimari öğeler, yeni bir anlayışla süsleme amacıyla kullanılmıştır.

Saray, Fransız Baroku, Alman Rokokosu, İngiliz Neo Klasizmi ve İtalyan Rönesansı gibi farklı tarzlardan etkilenmiştir. Dolmabahçe Sarayı, Batı anlayışının etkisi altında bulunan bir toplumun sanat dünyasında da bu etkiye maruz kaldığı bir eserdir. Osmanlı saray gereksinimlerini de göz önünde bulundurarak yapılmıştır.

19. yüzyıl köşklere ve saraylarına baktığımızda, dönemin sanat olaylarını yansıtmakla kalmayıp aynı zamanda toplumun ve teknolojinin gelişmesini de gösterdiğini fark ederiz. Dolmabahçe Sarayı da bu tür bir eserdir; Batı etkisine rağmen Osmanlı sanatının temelleri üzerine inşa edilmiştir.

Özellikleri

Dolmabahçe Sarayı, İstanbul'un Boğaz'ına bakan bir sahil şehrini andırıyor. 600 metre uzunluğundaki mermer rıhtımın üzerinde inşa edilmiş olan saray, görünüşü batıl, ancak bahçe tarafı yüksek duvarlarla çevrili ve ayrı ayrı birimlerden oluştuğu için doğulu bir estetik taşıyor. Mabeyn Dairesi (bugünkü Resim Heykel Müzesi)'nden Veliahd Dairesi'ne kadar olan mesafe 284 metredir ve bu mesafenin ortasında, yüksekliğiyle dikkat çeken Merasim (Muayede) Dairesi yer alıyor.

Saray üç katlı ve simetrik planlıdır. Toplamda 285 oda ve 43 salonu bulunur. Temelleri kestane ağacı kütüklerinden yapılmıştır. Deniz tarafındaki rıhtımın yanı sıra, kara tarafında da iki süslü kapı bulunmaktadır. Saray, bakımlı bir bahçenin çevrelediği sahil şehrini oluşturur ve içinde, diğer bölümlerden daha yüksek olan tören ve balo salonu yer alır.

Giriş tarafı sultanın kabul ve görüşmeleri için kullanılmışken, Merasim Salonunun diğer kanat harem bölümü olarak görev yapmıştır. Sarayın iç dekorasyonu, mobilyaları, ipek halılar ve perdeleri, kristal avizeler ve şamdanları dahil olmak üzere tüm eşyalar orijinal durumda günümüze kadar ulaşmış durumdadır. Dolmabahçe Sarayı, Osmanlı saraylarında bulunmayan bir zenginlik ve ihtişama sahiptir. Duvarlar ve tavanlar resimlerle süslenmiştir; bu resimler Avrupalı sanatkârlar tarafından yapılmıştır. Altın süslemeler ise tonlarca ağırlığında. Önemli oda ve salonlarda her şey aynı renk tonlarına sahiptir. Zeminler ise farklı, çok süslü ahşap parke ile kaplıdır.

Dolmabahçe Sarayı'nın en büyük balo salonu dünyadaki saraylar arasında en büyüğüdür. 36 metre yüksekliğindeki kubbesinden ağırlığı 4,5 ton olan devasa kristal avize asılı durur. Bu salon, önemli siyasi toplantılarda ve tebrik törenlerinde kullanılmıştır. Saraya kalorifer ve elektrik sistemi Sultan Mehmet Reşad döneminde eklenmiştir.

Harem bölümünde sultanın yatak odaları, annesinin bölümü ve diğer kadınların bölümleri yer alır. Sarayın kuzey eklenti bölümü şehzadelere tahsis edilmiştir. Girişi Beşiktaş semtinde olan yapı bugün Resim Heykel Müzesi olarak hizmet vermektedir.

Dolmabahçe Sarayı yaklaşık 250.000 metrekarelik bir alanda yer almaktadır. Saray, temel ve dış duvarları taştan, bölme duvarları tuğladan yapılmıştır. Döşeme, tavanlar ve çatılar ahşap olarak inşa edilmiştir. Temel döşemeler, eski sarayların temelleri üzerinde yeniden kullanılmıştır ve hiçbiri çatlama veya yarılma göstermemiştir.

Sarayın mimari özellikleriyle birlikte, iç dekorasyonu da muhteşemdir. Saray, Osmanlı saraylarının zenginliği ve ihtişamının en güzel örneklerinden biridir. Her odada farklı renk tonlarında süslemeler bulunurken, kristal avizeler ve şamdanlar da dikkat çeker. Dolmabahçe Sarayı'nın tüm böl

Kaynak: Wikipedia

Yorumlar

No reviews yet. Be the first!

Yorum yazın