Göbeklitepe
Genel Bakış
Göbeklitepe, Şanlıurfa'nın kuzeydoğusunda bulunan Haliliye ilçesine yakın bir yer olan Örencik köyünde yer alan eski bir arkeolojik sit alanı. Bu yapılar, T biçimindeki 10 ila 12 dikilitaş ile çevrelenmiştir ve aralarında ise taş duvarlar yerleştirilmiştir. Merkezi iki dikilitaşın daha yüksek olduğu ve karşılıklı olarak yerleştirilmiş olması dikkat çekicidir.
Dikilitaşların yüzeylerinde, insan figürleri, eller ve kollar, çeşitli hayvanlara benzetilen soyut semboller, kabartma veya oyuk şeklinde betimlenmiştir. Bu motiflerin yoğunluğu, bir öykü, anlatım veya mesaj ifade edildiğini göstermektedir. Boğa, yaban domuzu, tilki, yılan, yaban ördeği ve akbaba en sık görülen hayvan figürleri arasında yer alır.
Göbeklitepe'nin bir yerleşim yeri değil, kült merkezi olarak değerlendirilmektedir. Yapının inşası, tarım ve hayvancılığa yakın olan son avcı grupları tarafından gerçekleştirilmiş olabilir. Bu durum, bölgenin en erken kullanımının Çanak Çömleksiz Neolitik Çağ'a kadar dayandığını göstermektedir.
Dikilitaşların insan heykelleri olarak yorumlanması, özellikle D yapılı merkez dikilitaşlarının gövdesinde bulunan el ve kol motifleriyle desteklenmektedir. Bu nedenle "dikilitaş" kavramı, işlev belirtmeyen yardımcı bir terim olarak kullanılmaktadır. Esasen bu "dikilitaş"lar, insan vücudunu üç boyutlu olarak betimleyen stilize yontulardır.
Göbeklitepe'nin en eski faaliyetlerinin tarihlendirme olanağı şimdilik bulunmamaktadır; ancak bu anıtsal yapılara bakıldığında Paleolitik Çağ'a kadar uzanan, birkaç binyıl daha eskiye, epipaleolitike kadar giden bir geçmişi olduğu düşünülmektedir. Kült merkezi kullanımının MÖ 8000 tarihine kadar devam ettiği ve bu tarihten sonra terk edildiği tahmin edilmektedir.
Bütün bunlar, Göbeklitepe'nin eşsiz ve özel bir yapı haline getirmektedir. Bu nedenle UNESCO tarafından 2011 yılında Dünya Mirası geçici listesine alındı ve 2018'de kalıcı listeye girdi. Bölgeye benzer nitelikteki diğer arkeolojik sit alanlarının bulunmasından sonra, bu sit topluluğu "Taş Tepeler" adıyla birlikte UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne dahil edildi.
Göbeklitepe'nin, bugüne kadar incelenen, bilinen en eski ve ilk tapınak olduğu iddia edilmektedir. Yaklaşık olarak bilinen örneklerden en az 5 bin yıl daha geriye uzanan bu megalitik yapı, dinî inançların uygarlıkların oluşumu ve gelişimi üzerindeki belirleyici rolünü açık biçimde ortaya koymaktadır. Uzun yıllar boyunca kazı çalışmalarını yöneten Klaus Schmidt'in "Önce tapınak yapıldı, ardından şehir kuruldu" sözü, insanın inanma gereksiniminin ne denli temel ve güçlü bir motivasyon olduğunu vurg
Konum ve çevre
Göbekli Tepe, Şanlıurfa'nın batısında bulunan ve yaklaşık 1 km uzunluğundaki bir kireç taşı plato üzerinde yer alan, 300x300 metrelik bir alanı kaplayan ve 15 metre yüksekliğindeki bir tepedir. Bu yükselti, kült yapıların yanı sıra taş ocakları ve işlikleri de içeriyor. Buluntuların ortaya çıkarıldığı alan, batısında sarp kenarlı bir sel yatağı bulunan, kuzeybatı-güneydoğu yönünde uzanan ve aralarında hafif çökmeler bulunan, 150 metre çaplı kırmızı toprak yükselti grubudur. En yüksek iki tepecikteki mezarlar da burada keşfedilmiştir.
Tepe üzerinden kuzey ve doğuya bakıldığında Toros Dağları ve Karaca Dağ etekleri, batıya bakıldığında Şanlıurfa platosu ile Fırat ovasını ayıran dağ silsilesi, güneye bakıldığında ise Suriye sınırına kadar Harran Ovası görülebilir. Bu konumuyla Göbekli Tepe'nin çok geniş bir bölgeyi görebildiği gibi, kendisi de çok geniş bir bölgeden görülebilmektedir. Bir kült yapıları inşa etmek için buranın seçilmesinde bu özelliğin etkisinin olması muhtemeldir.
Diğer taraftan böylesi anıtsal yapılar için çok kaliteli taş kaynağına ihtiyaç duyulduğu açıktır. Gerçekten Göbeklitepe'de kullanılan kireç taşı, her yerde bulunmayan oldukça sert bir taştır. Bugün bile bölgedeki en kaliteli kireç taşı olarak kabul edilmektedir. Dolayısıyla Göbeklitepe Platosu'nun seçilme sebeplerinden biri de bu olsa gerektir.
Urfa bölgesindeki Yeni Mahalle, Karahan, Sefer Tepe ve Hamzan Tepe gibi merkezlerde T biçiminde sütunların yüzeyde bulunduğu, Nevali Çori höyüğündeki kazılarda da benzer mimari ögelerin ortaya çıkarıldığı, dolayısıyla Göbeklitepe'nin bu merkezlerle ilişkili olabileceği de ileri sürülmektedir. Söz konusu merkezlerde saptanan sütunların Göbeklitepe'de ortaya çıkarılanlardan daha küçük (1,5-2 metre) olduğuna da dikkat çekilmektedir.
Sonuç olarak, Urfa bölgesinde Göbekli Tepe'nin tek inanç merkezi olmayabileceği, birkaç inanç merkezi ve kült yapının daha olabileceği görüşü ortaya atılmaktadır. Fakat bu noktada önemli olan konu, diğer yerleşimlerde daha küçük boyutlu dikilitaşların Göbeklitepe'nin daha geç tabakası ile benzerlik göstermesidir.
Kaynak: Wikipedia
Yorumlar
No reviews yet. Be the first!