Knidos
Photo: Tischbeinahe · CC BY-SA 3.0 · Wikimedia Commons

Knidos

Muğla Arkeolojik alan

Genel Bakış

Knidos, Muğla'nın Datça ilçesinde yer alan ve Karya dönemine ait bir antik yerleşimdir. Dor Heksapolisi olarak bilinen birliğin bir parçası olan bu Yunan şehri, günümüzde Gökova Körfezi olarak adlandırılan Sinus Ceramicus'un güney kıyısında yer almaktadır. Knidos, tarihi boyunca birçok kültür ve imparatorluğun etkisini görmüş, özellikle de Roma İmparatorluğu zamanlarında önemli bir ticaret merkezi olmuştu. Günümüzde ise sadece kalıntıları korumakla ilgili çalışmalar yürütülüyor.

Tarihçe

Knidos, MÖ 4. yüzyılın ortalarında Helenistik dönemine ait bir yerleşim olarak bilinir. Yerleşimin kuruluşu, arkeolojik bulgulara göre antik harabelerin Helenistik ve Roma Dönemi yerleşimlerini işaret etmektedir. Knidos'un kuruluşunun ilk inşa edenleri hakkında kesin bilgi mevcut değildir ancak 2014 yılında Karya antik kentleri üzerinde araştırma yapan belgesel yönetmeni Tekin Gün, Knidos antik kentin Akropol alanı sur temellerinin MÖ. 4. yüzyılda yapıldığını ve çevresindeki yerleşimlerin kesintisiz iskan edildiği görüşünü savunmaktadır.

Knidos, bilim, mimarlık ve sanatta da önemli bir merkezdi. Tarihin büyük astronomi ve matematik bilimcisi Eudoksus, doktor Euryphon, ünlü ressam Polygnotos ve dünyanın yedi harikasından biri sayılan İskenderiye Feneri'nin mimarı Sostratos bu bölgede yaşamıştır. Doktor Euryphon ve öğrencileri zamanının ikinci büyük tıp okulunu Knidos'ta kurdular. Eudoksus'un geliştirdiği ve dönemin büyük buluşu olan güneş saati, ören yerinde günümüze ulaşmıştır.

Antik Yunan Tarihçi Strabon, Knidos'u kıyıdan Akropolise doğru yükselen bir tiyatroya benzetmiştir. İç ve dış limanı ikiye ayıran yarımada üzerinde kurulmuş yapılar ve özel binalar, iç limanın üzerinden şehir merkezi içi Akropolis'e hafif bir eğimle yükselen yamaçlarda oluşturulan setlerde ise topluma hizmet veren binalar kurulmuştur. Doğu batı yönünde uzanan 10 metre genişliğindeki 4 ana cadde, setler üzerinde düz olarak yerleşmiş ve caddeler arasındaki bağlantı merdivenlerle ve eğimli dik sokaklarla sağlanmıştır.

Şehir yaklaşık 4 km'lik surlarla çepeçevre sarılmıştır. Askeri liman ile Akropol arasında ve güneydeki ticari limana kadar geniş bir alanı kapsayan bu surlar, Knidos'u hem savunma hem de güvenli bir ticaret merkezi yapmıştı. Deveboynu olarak bilinen yarımada eskiden adaymış ancak zamanla karaya bağlanarak her iki yanında suni limanlar oluşturulmuş ve dolgu alanına da geçişte kullanılmak üzere bir kanal açılmıştır. Kuzey limanı askeri amaçla kullanılıyordu, her iki yanında yuvarlak kontrol kulesi bulunuyor ve ağzı zincirle kapatılıyordu. Güneydeki iç liman ise daha büyük ve ticari gemilerin yanaştığı limandı.

Knidos'un en belirgin yapılarından biri de her iki limana hakim konumdaki Afrodit Tapınağı'dır. Yuvarlak planlı tapınaktan günümüze ulaşan sadece heykelin kaidesi bulunmaktadır. Günümüzde, Knidos'un tarihi ve kültürel mirasının önemli bir parçası olarak kabul edilen bu tapınağın kalıntıları ören yerindeki küçük müzede sergilenmektedir.

Kaynak: Wikipedia

Yorumlar

No reviews yet. Be the first!

Yorum yazın