Rumeli Hisarı
Genel Bakış
Rumeli Hisarı, İstanbul'un Sarıyer ilçesinde, Boğaziçi üzerinde bulunan ve bulunduğu semte adını veren bir hisardır. Fatih Sultan Mehmet tarafından İstanbul'un fethi öncesinde inşa edilmesi gerekmiştir. Karadeniz'den gelebilecek saldırıları engellemek amacıyla, Anadolu Hisarı'nın karşı tarafında yer alan Boğaziçi'nin en dar noktasına (698 metre) kurulmuştur.
Hisar, 32 bin metrekarelik bir alana yayılmıştır. Rumeli Hisarı'nın adı Fatih vakfiyelerinde Kulle-i Cedide olarak, Neşri tarihinde ise Yenice Hisar olarak geçerken, Kemalpaşazade, Aşıkpaşazade ve Nişancı tarihlerinde Boğazkesen Hisarı olarak anılmıştır.
Mekân uzun yıllar boyunca Rumeli Hisarı Konserleri düzenlemiş, toplumla olan etkileşimini devam ettirmiştir.
Mimarisi
Rumeli Hisarı'nın mimarisi, Osmanlı donanımının en önemli eserlerinden biridir ve on üç burcun ve bunları bağlayan duvarlardan oluşur. En büyük üç kulesi, inşasına nezaret eden paşaların isimleriyle anılır: Saruca Paşa Kulesi, Zağanos Paşa Kulesi ve Halil Paşa Kulesi. Bu kulelerin yedi katlı olması dışında, her birinin farklı boyutlara sahip olduğunu belirtmek gerekir; örneğin, Saruca Paşa Kulesi'nin çapı 23,30 metre, duvar kalınlığı ise 7 metredir. Zağanos Paşa Kulesi ise 26,70 metre çapında ve 5,70 metrelik bir duvar kalınlığına sahiptir. Hisarın toplam alanı yaklaşık olarak 125*250 m boyutlarında ve 32 bin metrekarelik bir alana yayılmıştır. Üç adet giriş kapısı vardır: Gümrük Kapısı, Darphane Kapısı ve Orta Kapı. Her biri kendine özgü bir güzelliği olan bu kuleler, Rumeli Hisarı'nın stratejik konumuyla birlikte, Osmanlı donanımının gücünü gösteren muhteşem bir yapıdır.
Tarihçesi
Rumeli Hisarı, İstanbul'un fethinden sonra bir süre garnizon hâliyle kalsa da zaman içerisinde Saruca Paşa Kulesi, hapishane olarak kullanıldı. Bu tarihi yapı, Osmanlı mimarisinin en önemli eserlerinden biridir ve 1452 Mart'ının sonlarında inşasına başlandı. İnşaatı başlatan Fatih Sultan Mehmet, keresteyi İzmit ve Karadeniz Ereğli'den, taşları da Anadolu'dan getirtti. Fonea adıyla bilinen dağın yamacında kalenin temelinin atılmasını emretmiş, bu bölgeye daha sonra "Başkesen" adı verilmiştir.
Fatih, deniz kenarındaki üç kulenin yapımını paşalarına havale etti. Paşalar kendi imkânlarıyla bu kuleleri inşa ettiklerinde, diğer burçları ve bölümleri ise padişah tarafından üstlendi. Dukas'ın kaydettiğine göre, hisarın yapımında yaklaşık 300 usta, 700-800 işçi, 200 arabacı, kayıkçı, nakliyeci ve diğer tayfa çalıştı. Mimar E. H. Ayverdi'ye göre ise kâgir hacmi yaklaşık 57,700 metreküptür.
Rumeli Hisarı'nın inşası sırasında yaşanan doğal afetler de onun geçmişini etkilemiştir. Özellikle 1509 Büyük İstanbul Depreminde büyük zarar görmüş olsa da hemen tamir edilmiştir. 1746 yılında çıkan yangında ise ahşap kısmı harap olmuştur ve hisar daha sonra III. Selim döneminde yeniden onarılmıştır.
Tarih boyunca askeri bir rol üstlenmesine rağmen, 18. yüzyıldan itibaren bu görevi tamamen kaybetmiştir. 1876-77 tarihinde kale içinde ve çeperinde 46 hane olduğu bilinmektedir. Günümüzde ise turizm ve kültürel ziyaretler için önemli bir merkez haline gelmiştir.
Kaynak: Wikipedia
Yorumlar
No reviews yet. Be the first!